DOLAR
44,5830
EURO
51,5183
ALTIN
6.677,79
BIST
13.112,31
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla
Yağmurlu
14°C
Muğla
14°C
Yağmurlu
Pazartesi Yağmurlu
17°C
Salı Az Bulutlu
20°C
Çarşamba Az Bulutlu
20°C
Perşembe Az Bulutlu
16°C

Hayvanseverler Bodrum’da Ses Yükseltti

Hayvanseverler Bodrum’da Ses Yükseltti
05.04.2026
0
A+
A-

Dünya Sokak Hayvanları Günü dolayısıyla Bodrum’da bir araya gelen hayvanseverler, taleplerini sıraladı.

Hayvan Hakları Türkiye Platformu bünyesinde bir araya gelen binlerce doğa ve hayvansever, 5 Nisan Pazar günü saat 16:00’da Türkiye’nin tüm şehir meydanlarında eş zamanlı olarak “Yaşam Hakkı İçin Buradayız” sloganıyla toplandı.

Muğla Hayvan Hakları Platformu çağrısıyla Bodrum Belediye Meydanı’na can dostlarıyla birlikte gelen hayvanseverler, “Masumları öldürmek bize yakışır mı?”, “Dostlarımızı öldürmeyin”, “Tek çözüm kısırlaştırma.Kısırlaştır” yazılı dövizler açtılar.

Basın açıklamasını okuyan şarkıcı ve oyuncu Açelya Elmas, şunları dile getirdi;

“5199 sayılı yasa, köpeklerin bakımevlerine toplanmasını, bakımevi olmayan belediyelerin 2028 sonuna kadar bakımevi kurmasını emretmesine rağmen, bakanlık, valiliklere gönderdiği genelge ile, yasaya ve dolayısıyla hukuka aykırı olarak, 2028 yılı beklenmeksizin yaşam alanları oluşturularak köpeklerin toplanması talimatı vermektedir. Maalesef Bodrum Belediyesi de dahil olmak üzere, tüm belediyeler para cezasıyla karşılaşmamak için bu talimata uyarak köpekleri, birer kodesten farkı olmayan barınaklara veya “yaşam alanı” tabir edilen, ölüm kamplarına doldurmaktadır. Köpekler buralarda ya katledilmekte ya da birbirlerinden hastalık kaparak, aç kalarak, küçükler büyükler tarafından parçalanarak, çaresizlikten birbirlerini yiyerek hayatlarını kaybetmektedirler.

Yasaya, popülasyonu gerçekten önleyecek tedbirlerden biri olan, üretimin ve satışın durdurulmasına veya yasaklanmasına yönelik herhangi bir hüküm konulmadığı gibi, üretim ve satışı düzenleyen hükümler koyulmuştur. Bu da yöneticilerin popülasyonu önleme konusunda samimi olmadıklarını göstermektedir.

Bu sadece bir hayvan meselesi değildir; bu, toplumun akıl sağlığını ve geleceğini koruma mücadelesidir. Kabul edilen iklim yasasının ardından, ilk olarak köpek ve kediler ile başlayan bu savaş, çok yakında kuşlar ve kirpilere, hatta tüm küçük baş ve büyük baş hayvanlara sıçrayacak ve farkında olmadan sıra bizlere de gelecektir.

O yüzden devir susma devri değil, tam tersi sesimizi çıkarma ve yaşam hakkını savunma devridir.

Bilimsel araştırmalar ve suç psikolojisi verileri göstermektedir ki; hayvana yönelik şiddetin normalleştiği bir toplumda, şiddet sarmalı hızla insana, kadına ve çocuğa yönelir. Son 2 yıldır bu eğilimin ülkemizdeki izlerini acıyla izliyoruz.

Anayasa Madde 56 uyarınca herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir; hayvanları ekosistemden denetimsizce koparmak hem biyolojik dengeyi bozmakta hem de toplumsal güvenlik zafiyetine yol açmaktadır.

Bu nedenle; Baroların Hayvan Hakları Komisyonlarını, Veteriner Hekim Odalarını, Psikolog, Sosyolog ve STK’ları bu eşgüdümlü izleme sürecine paydaş olmaya davet ediyoruz.

İç işleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Türkiye genelinde sokakta yaşayan canların %75 inin toplandığı büyük bir gururla açıklandı. Toplanan canlar, sıcak, kuru bir ortamda, karınları tok ve refah içinde yaşıyor gibi gösterilmektedir. Ancak Bilecik, Bozüyük, Bucak, Balıkesir, Edremit Barınaklarında yaşananlar ve görüntüler olayın hiç de öyle olmadığını, tam tersi zulüm ve kıyımın her yerde gezdiğini net bir şekilde göstermektedir. Hayvan Hakları İzleme Kurumunun son bir yılda 4 milyon hayvanın öldürüldüğünü tespit etmiştir.

Merhamet duygusunu yitirmiş bir toplum, kendi geleceğini kendi elleriyle karartır.

Emanete hıyanet eden, kendi ümmetinden olana zulmeden, kalbindeki merhameti söküp atan bir zihniyetin adaletinden bahsedilemez.

Talebimiz nettir:

Amaç hayvanları öldürmek değil, yaşatmak olmalıdır.

Toplanan her canın kaydı dijital ortamda halka açılmalı.

Yerinde Kısırlaştır-Aşılat- Yaşat modeli uzman denetiminde uygulanmalı ve kapalı kapılar ardındaki süreçler sivil denetime açılmalıdır.

Unutulmamalıdır ki; bir toplumun ahlaki seviyesi, en savunmasız olanlara gösterdiği merhametle ölçülür. Biz konuşmazsak, vicdanımız susacak.

Hukuk çerçevesinde, sağduyuyla ve Türkiye’nin her köşesindeki gönüllü ağımızla buradayız.

Bu bir çağrıdır; geleceğimiz ve çocuklarımızın akıl sağlığı için bu şeffaf ve merhametli yolculuğa paydaş olun.

Yaşam haktır, vazgeçilemez!

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.